Ana
Dil - TÜRKÇE
Bir ülke vatandaşının "ana dili" o ülkenin dilidir. Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşı olan her bireyin ana dili Türkçe'dir. Ülke vatandaşlığını
kabul edip, dilini kabul etmemek mümkün değildir. Bu iki söylemden birinin
kandırmaca olduğunu gösterir. Bir ülkede, ana dil adı altında yapılan
değişik yayınlar, o ülkenin bölünmesine kadar gidecek bir sürecin başlamasına
neden olur. (HED)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'NİN ARMAĞAN ETTİĞİ ALTIN
ALFABE
Büyük Millet Meclisi'nin Harf İnkîlabımızın bir hatırası olmak üzere
1 Kasım 1928 günü Reisicumhur Hazretleri'ne takdime karar vermiş olduğu
levha hazırlanmıştır.
Istanbul'da yaptırılan levha Çanakkale Milletvekili Şükrü Bey tarafından
Ankara'ya getirilmiş ve 22 Mayıs 1930 günü Gazi Hazretleri'ne takdim
edilmiştir.
Levhanın zemini gümüş olup çerçevesi altındır. Levhada yeni Türk harfleri
altınla işlenmiştir. Harflerin altında mineli bir çerçeve içinde altın
harflerle:
"TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ TARAFINDAN REİSİCUMHUR GAZİ MUSTAFA
KEMAL HAZRETLERİNE" ibaresi yazılıdır.
Türkiye
ve Türkçe üzerinde oynanmak istenen oyunlara diikkat çekmek amacı ile,
bu ayın olayı
olarak "Ana dil-Türkçe" konusu seçilmiştir.
Dil
birliği, devlet olmanın temel ögelerinden biridir. Bir ülkede; değişik
ana diller olduğunun
ileri sürülmesi ve bu dillerde yayın yapılması isteminin ardında yatan
temel amaç, o ülkenin
bölünmesine yol açmaktır.
Atatürk'ün "Ne Mutlu Türküm" diye bilinen tümcesinin tamamı
"Türk Demek Türkçe Demektir.
Ne Mutlu Türküm Diyene" şeklindedir.
Türkiye'de tek ana dil Türkçe'dir. Yapılacak şey; bu dilin doğru ve
düzgün kullanılmasını
yaygınlaştırmak ve yerleştirmektir. Atatürk : "Türk harflerini
her vatandaşa, kadına, erkeğe,
hamala, sandalcıya öğretiniz. Bunu vatanperverlik ve milliyetperverlik
vazifesi biliniz."
diyerek izlenmesi gereken yolu göstermiştir. Bunun dışında yapılması
istenen her şeyin altında
başka bir amacın yattığından kuşku duyulmamalıdır.
Hukukun Egemenliği Derneği
----------------------------------
Sayın Oktay SİNANOĞLU ile yaptığımız yazışma ve Derneğimize yolladığı
yanıtı üzerine, "Hedef Türkiye"
isimli kitabından, seçtiğimiz bir bölümü sunuyoruz :
"Bir milleti tarihden yok etmek için, öyle biyolojık genlerini
bozmaya, gidip toptan kesmeye, atom bombası
ile yok etmeye gerek yok, zaten bunlar Batı ülkeleri açısından enayilik
olur !!!
Bir ülkenin dilini, eğitimini, yabancı dille eğitime dönüştürürsen,
bir nesil sonra iş bitiyor. Ondan sonra
köle ruhlu, aşağılık kompleksi içinde kıvranan, ülkesini satan.. insanlar
kalıyor.
Bizde bir takım laflar vardır. Dikkat edin bunlar oyundur. "Bir
dil bilen 1 kişi, iki dil bilen 2 kişi" derler.
"Sen niye yabancı dile karşısın" derler. Hayır kardeşim, ben,
isteyenin ihtiyacı olanın gereken yabancı dilleri
bilmesine karşı falan değilim elbette. Yabancı dilleri öğrenmek başka,
Türk Milleti'ne Türkçe'yi unutturmak başka.
"Bir dil bilen 1 kişi, iki dil bilen 2 kişi" öyle mi ? Bunu
diyene, size tavsiyem, şöyle deyin :
Soru : Peki, ülkesinin resmi dilini, çoğunluğun ana dilini bilmeyen
kaç kişidir ? Neyin nesidir !!!
Cevap : Düşünebileceğim en büyük küfrü hak edendir.
( * Sayın Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU'nun "Hedef Türkiye", "Bir
Nev York Rüyası : Bye-bye Türkçe"
isimli kitapları ile, hakkında yazılan "Türk Aynştaynı" isimli
eseri mutlaka okuyunuz.
Bu kitapları okumamış olmanın büyük bir eksiklik olduğunu göreceksiniz.)
|