AYIN OLAYI

 

 

                     

 

   ÖZGÜRLÜKLER BOZUK PARA GİBİ HARCANAMAZ

 

   Özgürlükleri kullanmanın belli bir sınırı ve ölçüsü vardır. Her türlü söz ve eylem, özgürlük perdesi altında kullanılamaz.

   İnsanlara zarar veren, toplumsal huzuru yok eden, ülkenin bütünlüğünü bozan eylem ve davranışlara hoşgörü ile bakılamaz. Bir takım çevreler bilinçli olarak, her türlü söz ve davranışa özgürlük maskesi giydirmek istemektedirler. Bunların uydurduğu parlak sözcüklere aldanan bir takım kimseler ise ilericilik adına, bilinçsiz olarak onların dümen suyundan giderek alet olmaktadırlar.

   Ana dilde eğitim:

   Anadilde eğitim adı altında, Türkçenin dışında bir dil ile ilkokuldan itibaren eğitim verilmesini isteyen bir sendika, yüksek yargı kararlarına rağmen halen bu görüşünde direnebiliyor, yargı organına hücum edebiliyor ve bir kısım insanlar da bunu savunuyorsa, bunun adı özgürlük değil, özgürlüğün kötüye kullanılması olur.

   Şiir okuma:

   Bir okulda düzenlenen yıl sonu eğlencesinde, hiç programda olmamasına rağmen, bir öğrenci çıkıyor ve o gün ile hiç ilgisi olmayan siyasi içerikli bir şiiri okuyabiliyor, bir kısım çevrelerde bunu savunabiliyorsa bunun adı özgürlük değil, özgürlüğün kötüye kullanılması olur.

   Olmayan azınlıklara, yapılmayan soykırım:

   Başka devletlerin; o toprakların yerli halkına yaptıkları soykırıma gözünü kapayan bir takım aydınlar, Türkiye’de yeni yeni azınlık yaratma merakındadırlar. Olmayan azınlıklara zulüm ve soykırım yapıldığı masallarını anlatmayı görev edinmişlerdir. Bu görevin yerine getirilmesi özgürlük değil, özgürlüğün kötüye kullanılmasıdır.

   AB' den fazla AB' ciler:

   Avrupa Birliği'nin kurucu ve asıl üyeleri; birbiri peşine yaptıkları referandumlarda, ulusal devletlerini ve ulusal birliklerini korumak için, AB Anayasasını reddediyorlar. Kraldan fazla kralcı olan bizim "AB MUHİBLERİ" nin AB istedi diye yasalarını dahi baştan sona kadar değiştirmeleri, özgürlük paravanası altında özgürlüğün yokedilmesidir.

   AİHM.ne giderim:

   Eskiden çocuklar birbirlerini “babama şikayet ederim” diye korkuturlardı. Şimdi yeni “baba” , Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi oldu. Canı sıkılan AİHM.ne giderim diyor. Çünki oradan, ne olursa olsun Türkiye aleyhine kararlar çıkacağını biliyor. Ülkesini, gözü kapalı şikayet etmekte sakınca görmüyor. Bunun adı özgürlük değil, hak arama özgürlüğünün kötüye kullanılmasıdır. Oysa diğer ülkelerin insanları, AİHM.ni, kendi ülkelerini şikayet etmek için değil, başka ülkeleri şikayet etmek ve kendi vatandaşlarını korumak için kullanıyorlar.

   Zemzem kuyusunu taşlamak:

   Özgürlüklerin ve bunları kullanmanın belli sınırı ve ölçüsü vardır. Bu sınırların aşılması halinde, özgürlüğün kötüye kullanılması söz konusudur. Her türlü söz ve eyleme hoşgörü ile bakılamaz. Aksi takdirde yapılan iş, tarihi anlatımı ile “zem zem kuyusunu taşlamaktan” başka anlam taşımaz. Bunun da aynen yukarıdaki örneklerde olduğu gibi “özgürlük” ile bir ilgisi yoktur, özgürlüğün kötüye kullanılmasıdır. Bu kötüye kullanma bir hak değil suçtur ve suvunulmaması gerekir.

   Özgürlükleri, bozuk para gibi harcayanların, parası da kalmaz; özgürlüğü de...

                                                                    

 

 

Anasayfaya dönüş
Bölüm Başlığına Dönüş