AYIN OLAYI

 


      

             ERZURUM

    

     

   12 Mart, Erzurum’un düşmanı kovaladığı bir gündür.

   Doğunun sınırtaşı, Erzurum’un dadaşı; milli dil, gelenek ve göreneklerini muhafaza etmeyi bilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milleti ile bölünmez birliği ve bütünlüğünde bu görevini sonsuza kadar sürdürecektir.

   Halk şiiri geleneği ile klasik şiiri birleştiren Emzurumlu Emrah’ın

“Deli gönül melul olup ağlama

Elbet ağlamanın gülmesi vardır”

   Halk müziğine “Sümmani Ağzı”nı kazandıran ve rivayete göre; düşünde gördüğü Gülperi’yi arayan, halk ve hak aşığı Sümmani’nin

“Kınamayın bizi hakk-ı sevenler

Yağmur yağmayınca sel uyanır mı,

Gönül boş değildir aşka düşeli

Rüzgar esmeyince dal uyanır mı ”

Kemalettin Kamu

“Karanlıkta haykırdı biri,

Dedi ki; ben ettim, sen etme Dadaş,

Dedim ki Dadaşı doğuran ana,

Taşır mı karnında eğilecek baş.

   “Seslirem”in yazarı Muhdes Fırat

“Sen bensen, ben de senem; bizıh, el olamazıh,

Eger uzah galırsah, çoh çoh yazıh.

Seni negettin sevdügümü bülirsen !

Çünki sen Erzürümsen, Erzürümlüsen.

          Sene gurban olim, ögünde ölim.

          Seslirem : Ya gah gel, ya gahim gelim.”

   Destansı Bar Oyunu’nu şiirleştiren Saadettin Akatay’ın

          “Yüzyılların ardından kopup gelen bir vakar,

          Kahramanlık, yiğitlik, birlik destanıdır, BAR.

          Dadaş çelik bir yaydır, onu germeğe gelmez,

          Çağlayan bir sel olur, dağlara da baş eğmez.”

   Erzurum’lu olmayan, ama Erzurum’u çok iyi anlatan bir şairin, Nazım Hikmet’in

Erzurumun kışı zorludur balam,

buz tutar yiğitlerinin bıyığı.

          Erzurum’da kaskatı, dimdik ölür adam,

          kabullenmez yılgınlığı...

 

dizeleri unutulmaz.             

                                                              

  

                  

   

 

 

 

 

Anasayfaya dönüş
Bölüm Başlığına Dönüş