![]() |
||||
|
İlgili kurumların hatalı olarak gördüğümüz diğer bir kısım kararları için yazılı ve görsel basın kanalı ile defalarca uyarılarda bulunmuş, toplantı ve paneller düzenlemiş olmamıza rağmen, nazara alınmaması karşısında, başka davalar da açmış bulunmaktayız. Bu uyarılarda haklı olduğumuz, geçen zaman içinde, tam olarak meydana çıkmıştır. Açılan davaların büyük bir kısmı devam etmektedir.
1.-MESLEK LİSELERİ : Üniversite girişinde, Meslek Lisesi öğrencileri ile Genel Lise öğrencileri arasında hiçbir fark ve ayrım olmamasına rağmen, daha sonra getirilen düzenlemeler ile, Meslek Lisesi mezunlarının, sahip oldukları hakları kısıtlanmıştır. Burada önemli olan nokta bu kısıtlamanın, kazanılmış haklar korunmaksızın yapılmış olmasındadır. Yani hiçbir ayrım olmadığını düşünerek Meslek Liselerine giren öğrencilerin öğrenimleri devam ederken, sahip oldukları hakları ellerinden alınmıştır. Meslek Lisesi öğrencileri, çok kısıtlı sayıdaki bir takım iki yıllık Meslek Yüksekokulları ile bağlantılı hale getirilmiş, bunların dışında ve dört senelik yüksek okulları-fakülteleri seçen meslek lisesi mezunlarının katsayı ve puanları düşürülmüştür.Aynı sayıda soruyu cevaplayan öğrencilerden, genel lise mezunlarının katsayısı 0.5 iken, meslek lisesi öğrencilerinin 0.2 olarak hesabedilmesi gibi bir yöntem kabul edilmiştir.
2-TEK AŞAMALI SINAV : Üniversiteye girişde uygulanan tek aşamalı sınav sisteminin büyük sakıncalarının görülmesi üzerine 1981 yılında iki aşamalı sınav sistemine geçilmiştir. Bu geçişte hazırlanan raporlarda "Üniversite öğrencilerini seçmede, nitelikli bir sınavın tek aşamada ve sağlıklı bir şekilde bir şekilde uygulanması olanaksızdır." , "İki aşamalı sınavın teknik, bilimsel ve pratik bakımdan bir zorunluluk olduğu kanısına varılmıştır" şeklinde bulgulara varılmışken, tekrar eski tek aşamalı sınav sistemine dönülmesi gerçekten kusurlu bir davranış olmuştur. Üstelik önceki uygulamayı yani tek aşamalı sınavı hatalı bulan raporun altında imzası olan bazı öğretim üyelerinin, tekrar tek aşamalı sınava dönülmesi için onay vermiş olmaları da ilginçtir. Bu konuda açtığımız dava devam etmektedir.
getiren sistemler değiştirilerek yürürlüğe konulmaktadır. Ortaöğretim başarı puanı (OBP) şeklinde bir sistemin bazı okul öğrencilerine zarar verdiği, hatta bu okullardan kaçışa neden olduğu görülmüş, bu sistemi kusursuz olarak tanımlayan kişiler, bir süre sonra kötüleyerek, Ağırlıklı orta öğretim başarı puanını (AOBP) icad etmişlerdir. Bu sistemlerde, öğrenci okuğu okulun başarısından,ortalamasından yararlanmakta veya zarar görmektedir. Kitlesel başarı, bireysel başarının önüne geçmektedir. Bir süre sonra bu sistem de hatalı bulunarak, eski uygulamaya dönülecek veya yeni bir sistem icad edilerek, deneme tahtası olan öğrenciler üzerinde denenecektir.
kişiler, yaptıkları işlerden hukuki ve cezai bakımdan sorumlu tutulmadıkca, bu ve benzeri yanlışların düzeltilmesi olanağı yoktur. Netice olarak, hukukun egemenliği sağlanmalıdır.
|
||||