KONUK YAZAR    

 

Yayında olan Konuk Yazar :  HED Açıklaması
                                                                   (Yazısı alttadır)

 

 

Önceki Konuk Yazar'larımız:

  1. - Rauf R. DENKTAŞ - KKTC Cumhurbaşkanı
  2. - AZERBEYCAN BÜYÜKELÇİLİĞİ -Türklere Uygulanan Katliam ve Soykırım
  3. - Prof.Dr.Anıl ÇEÇEN - A.Ü.Hukuk Fakültesi
  4. - Şebnur ALTIN
-Eğitimci
  5. - Dolunay ULUÇ - KIŞLALI- Gazeteci, Yazar
  6. - Bayram MERAL -TÜRK-İŞ Genel Başkanı
  7.- Yaşar SEYMAN -Sendikacı-Yazar  
  8. - Prof.Dr.Ahmet ÜNAL - Arkeolog, Berlin Üniversitesi
  9.- Sabri ÖMÜR - Eğitimci
10.- Kadri ÖZEN - Gazeteci
11.- Ülkü GÜNAY-Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği
12.- Engin BAŞARAN-Tüketiciler Derneği Genel Başkanı
13.-
Yekta Güngör ÖZDEN - Hukukcu
1
4.- Ahmet ŞARK - Sakarya Müftüsü
15.- Prof.Dr. Oktay SİNANOĞLU - Türk Aynştayn'ı
16.- Özdemir ÖZOK - Türkiye Barolar Birliği Başkanı
17.- Oğuzhan AKYÜZ -
Y.Lisans. ODTÜ İktisat
18.- Nuh Mete YÜKSEL - Cumhuriyet Savcısı
19.- GREENPEACE Mediterranean
20.- Prof.Dr.Nihat BOYDAŞ - Gazi Üniversitesi
21.- Dr. Hilmi BENGİ - Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı - Genel Müdür
22.-
Av.S.İnci AKYÜZ - ATB Hukuk Müşaviri
23.- Sinan AYGÜN - ATO Başkanı
24.- S
ıtkı ULUÇ - Gazeteci, Yazar - Brüksel

25.- Av
.A.Erdem AKYÜZ - Yargıya Bakış
26.-
Av.V.Ahsen COŞAR - Ankara Barosu Başkanı
27.- Veli SARITOPRAK

 

  

      
      HED Açıklaması

 

ULUSLARARASI ALANDA HAKLARIMIZI KORUMAYI BILIYOR MUYUZ

 

Türkiye’yi koruyabilmek için uluslararası alanda haklarımızı kullanmayı bilmeliyiz.

Kendi kendimize propaganda yapmaktan vazgeçmeliyiz.

Uluslararası alana açılmalı ve sesimizi duyurmasını bilmeliyiz.


BASİT BİR ÖRNEK

Bunun en basit örneğini geçtiğimiz günlerde gördük. Mell Gibson isimli bir sinema sanatçısı, asılsız ermeni iddialarını konu alan film çekmek için teklif alıyor. Kendisine, Türkiye’den protesto içeren binlerce elektronik ileti (email) yollanıyor, o kadar büyük tepkiler alıyor ki neticede bu filmde rol almayacağını açıklamak zorunda kalıyor.

Diğer milletler bunu sık sık yapıyorlar. Etkili, ısrarlı ve çok sayıdaki başvuruları ile istedikleri sonuçları alıyorlar. Haksız oldukları konularda bile haklı gibi görünebiliyorlar, uluslararası kurum ve kuruluşları baskı altına alıp, dünya kamuoyunu yanıltarak istedikleri sonuçları elde edebiliyorlar.

Türkiye, uğradığı bir çok haksızlık karşısında sessiz ve suskun kalıyor. Kendi içine yönelik yakınmalarla yetiniyor. Kendisini aydınlatan ve yönlendiren kurumlar olmadığı için; nereye, nasıl başvuracağını da bilemiyor. Yetkili kişiler dahi, iç kamu oyuna yönelik, boş konuşmalar ve nutuklarla zaman kaybediyorlar. Üstelik uluslararası kurum ve mahkemeleri, kendi ülkelerini şikayet etmek için kullanıyorlar. Yabancılar, AİHM’de, başka devletleri mahkemeye verirken, -ne acıdır ki- bizim vatandaşımız kendi ülkesini şikayet edip mahkemeye veriyor.

NE YAPMALIYIZ

Terör olaylarında da aynı durumla karşı karşıya bulunmaktayız. Teröristler; kendi kurdukları örgütlerle, dünya kamuoyu önünde propaganda yapıp, kendilerini haklı gösterirken, senelerdenberi binlerce masum insanı öldürülen Türkiye, bu haklılığını ortaya koyamıyor. Oysa uluslararası kurum ve kuruluşlara; örgütlü ve bilinçli olarak başvurular yapılsa, durum böyle olmayacak, Türkiye sesini duyurabilecek ve haklarını koruyabilecek.
AB VE BM’YE BAŞVURU

Bu görüşten hareket ederek, Hukukun Egemenliği Derneği adına; Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon’a ve Avrupa Birliği Parlamentosu Başkanı Hans Gert Pötting’e yaptığımız resmi başvurular ile, bazı Avrupa ülkelerinin teröristlere yaptığı desteğin kesilmesi, yetersiz denetimleri sonucu ürettiği silah ve mayınların terör örgütlerinin eline geçmesine neden olan ülkeler hakkında soruşturma açılması isteminde bulunduk.

 

Buna ilişkin başvurumuzun Türkçe ve İngilizce örneklerinin birkaç cümlesine yer vermek istiyoruz :

 

“Sayın Ekselansları,

Türkiye, yıllardan beri ayrılıkçı terörün, yasa ve insanlık dışı saldırılarına maruz kalmaktadır. Sivil ve masum insanlar, bebek ve yaşlılar öldürülmektedir. Asker ve güvenlik kuvvetlerine karşı pusu kurulmakta, yollara mayınlar döşenmekte, canlı bomba ve uzaktan kumandalı patlayıcılar ile suikastler yapılmaktadır……. 

Bütün bu silah ve cephanenin yüksek teknoloji ürünü, dış kaynaklı ve özellikle Avrupa ve Amerika menşeli olduğu kesin olarak saptanmıştır. Bu kadar çok sayıda askeri malzemenin yurt dışına çıkması ve terör örgütlerinin eline geçmesinde ilgili hükümet ve devletlerinin gözetim noksanı olduğu ve sorumlu oldukları kuşkusuzdur……
Bu bakımdan; yukarıda sayılan hatalı davranışların ve ihmalin giderilmesi için genel bir uyarı yapılması ve tüm ülkelerin dikkatlerinin çekilmesi, ihmali görülenler hakkında uluslararası hukuka göre işlem yapılması, zarara uğrayan Türk vatandaşlarının zararlarının karşılanması tarihi bir görev olarak karşınıza çıkmaktadır…..

 

His Excellency,
Turkey is also suffering from the illegal and inhuman schismatic terrorist attacts for many years. Civil and innocent people, including babies and aged people are being killed by terrorist attacks. Security and military forces are being ambushed, roads are layed wih mines, living bombs and remote control explosives are used for assassination…….”

 

MAYINLAR NEDENİ İLE BAŞVURU

Buna benzer bir başvuru da; ürettiği mayınların terör örgütlerinin eline geçmesinden ötürü sorumlu bulduğumuz İTALYA’ya yapılmıştır. İtalya’nın en büyük Hukuk Kuruluşlarına, Baro’suna ve Barolar Birliğine yaptığımız resmi başvurular ile, kendi sorumluluklarını hatırlattık. Terörden ve mayından zarar gören Türk askeri, polisi, korucusu ve sivil halkın zararlarının ödemesini aksi halde AİHM başta olmak üzere diğer kurum ve kuruluşlara başvuracağımız ve dava açacağımız ihtarında bulunduk.

 

İtalya’ya karşı yaptığımız bu başvurumuzdan örnek olarak alınan birkaç cümle şu şekildedir :

“………İtalyan Hükümetinin, resmi ve özel kurumlarının, teröre karşı olduğunu ümit ve temenni etmekteyiz. Ancak üzülerek beyan etmek durumundayız ki, terörist örgütlerin topraklarımıza döşediği ve binlerce hayata malolan mayınların büyük bir kısmının İtalyan menşeli (çıkışlı) olduğu tespit olunmuştur.

a)      İtalyan Hükümeti, resmi ve özel kurumları nezdinde bu hususa dikkat çekmenizi, daha ciddi ve sıkı denetimlerin yapılmasını,

b)      Türkiye’de süregelen terör olaylarına karşı çıkmanızı, terörist örgütleri ve bunların başında gelen PKK mensuplarını kınamanızı ve bu desteğinizi açıklamanızı,
istemek zarureti hasıl olmuştur…….

a)      di far presente questo soggetto al Governo Italiano, agli istituti ufficiali e privati di Italia, di far fare sorveglianza piü serrato e piü serio,

b)      di essere contro gli avvenimenti di terrore che sopravvengono in Turchie, di biasimare, condannare le organizzazioni di terrore e i membri di PKK, di spiegare il vostro sostengo contro il terrore,”

 

SONUÇ VE KATKI

Bunlardan hemen bir sonuç alamayabiliriz. Önemli olan, uluslararası alana açılmak, sesimizi duyurmak, haklarımızı korumasını ve kullanmasını bilmektir. Biz bu çalışmalara başladık. Sizin de katılmanızı, ilgi ve desteğinizi göstermenizi bekliyoruz.

 

 

Av.A.Erdem Akyüz
Hukukun Egemenliği Derneği
Genel Başkanı
erdemak@gmail.com

Bölüm Başlığına Dönüş