![]() |
|||||
ULUSLARARASI ALANDA HAKLARIMIZI KORUMAYI BILIYOR MUYUZ
Türkiyeyi koruyabilmek için uluslararası alanda haklarımızı kullanmayı bilmeliyiz. Kendi kendimize propaganda yapmaktan vazgeçmeliyiz. Uluslararası alana açılmalı ve sesimizi duyurmasını bilmeliyiz.
Bunun en basit örneğini geçtiğimiz günlerde gördük. Mell Gibson isimli bir sinema sanatçısı, asılsız ermeni iddialarını konu alan film çekmek için teklif alıyor. Kendisine, Türkiyeden protesto içeren binlerce elektronik ileti (email) yollanıyor, o kadar büyük tepkiler alıyor ki neticede bu filmde rol almayacağını açıklamak zorunda kalıyor. Diğer milletler bunu sık sık yapıyorlar. Etkili, ısrarlı ve çok sayıdaki başvuruları ile istedikleri sonuçları alıyorlar. Haksız oldukları konularda bile haklı gibi görünebiliyorlar, uluslararası kurum ve kuruluşları baskı altına alıp, dünya kamuoyunu yanıltarak istedikleri sonuçları elde edebiliyorlar. Türkiye, uğradığı bir çok haksızlık karşısında sessiz ve suskun kalıyor. Kendi içine yönelik yakınmalarla yetiniyor. Kendisini aydınlatan ve yönlendiren kurumlar olmadığı için; nereye, nasıl başvuracağını da bilemiyor. Yetkili kişiler dahi, iç kamu oyuna yönelik, boş konuşmalar ve nutuklarla zaman kaybediyorlar. Üstelik uluslararası kurum ve mahkemeleri, kendi ülkelerini şikayet etmek için kullanıyorlar. Yabancılar, AİHMde, başka devletleri mahkemeye verirken, -ne acıdır ki- bizim vatandaşımız kendi ülkesini şikayet edip mahkemeye veriyor. NE YAPMALIYIZ
Terör olaylarında da aynı
durumla karşı karşıya bulunmaktayız. Teröristler; kendi kurdukları
örgütlerle, dünya kamuoyu önünde propaganda yapıp, kendilerini haklı
gösterirken, senelerdenberi binlerce masum insanı öldürülen Türkiye,
bu haklılığını ortaya koyamıyor. Oysa uluslararası kurum ve kuruluşlara;
örgütlü ve bilinçli olarak başvurular yapılsa, durum böyle olmayacak, Türkiye
sesini duyurabilecek ve haklarını koruyabilecek.
Bu görüşten hareket ederek,
Hukukun Egemenliği Derneği adına; Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri
Ban Ki Moona ve Avrupa Birliği Parlamentosu Başkanı Hans Gert Pöttinge
yaptığımız resmi başvurular ile, bazı Avrupa ülkelerinin teröristlere yaptığı
desteğin kesilmesi, yetersiz denetimleri sonucu ürettiği silah ve mayınların
terör örgütlerinin eline geçmesine neden olan ülkeler hakkında soruşturma
açılması isteminde bulunduk.
Buna ilişkin başvurumuzun
Türkçe ve İngilizce örneklerinin birkaç cümlesine yer vermek istiyoruz : Sayın Ekselansları, Türkiye, yıllardan beri ayrılıkçı terörün, yasa ve insanlık dışı saldırılarına maruz kalmaktadır. Sivil ve masum insanlar, bebek ve yaşlılar öldürülmektedir. Asker ve güvenlik kuvvetlerine karşı pusu kurulmakta, yollara mayınlar döşenmekte, canlı bomba ve uzaktan kumandalı patlayıcılar ile suikastler yapılmaktadır .
Bütün bu silah ve
cephanenin yüksek teknoloji ürünü, dış kaynaklı ve özellikle Avrupa ve
Amerika menşeli olduğu kesin olarak saptanmıştır. Bu kadar çok sayıda askeri
malzemenin yurt dışına çıkması ve terör örgütlerinin eline geçmesinde ilgili
hükümet ve devletlerinin gözetim noksanı olduğu ve sorumlu oldukları
kuşkusuzdur
His Excellency,
MAYINLAR NEDENİ İLE BAŞVURU
Buna benzer bir başvuru da;
ürettiği mayınların terör örgütlerinin eline geçmesinden ötürü sorumlu
bulduğumuz İTALYAya yapılmıştır. İtalyanın en büyük Hukuk Kuruluşlarına,
Barosuna ve Barolar Birliğine yaptığımız resmi başvurular ile,
kendi sorumluluklarını hatırlattık. Terörden ve mayından zarar gören Türk
askeri, polisi, korucusu ve sivil halkın zararlarının ödemesini aksi halde
AİHM başta olmak üzere diğer kurum ve kuruluşlara başvuracağımız ve dava
açacağımız ihtarında bulunduk.
İtalyaya karşı yaptığımız
bu başvurumuzdan örnek olarak alınan birkaç cümle şu şekildedir : a) İtalyan Hükümeti, resmi ve özel kurumları nezdinde bu hususa dikkat çekmenizi, daha ciddi ve sıkı denetimlerin yapılmasını,
b)
Türkiyede süregelen terör
olaylarına karşı çıkmanızı, terörist örgütleri ve bunların başında gelen PKK
mensuplarını kınamanızı ve bu desteğinizi açıklamanızı, a) di far presente questo soggetto al Governo Italiano, agli istituti ufficiali e privati di Italia, di far fare sorveglianza piü serrato e piü serio, b) di essere contro gli avvenimenti di terrore che sopravvengono in Turchie, di biasimare, condannare le organizzazioni di terrore e i membri di PKK, di spiegare il vostro sostengo contro il terrore,
SONUÇ VE KATKI Bunlardan hemen bir sonuç alamayabiliriz. Önemli olan, uluslararası alana açılmak, sesimizi duyurmak, haklarımızı korumasını ve kullanmasını bilmektir. Biz bu çalışmalara başladık. Sizin de katılmanızı, ilgi ve desteğinizi göstermenizi bekliyoruz.
Av.A.Erdem
Akyüz
|