TARİH'DEN  

 

Öyle tarihi olaylar vardır ki, onlara baktığımız zaman, bu gün içinde yaşadığımız sorunların nedenini görürüz.

Sayfamızda yer alan olaylara bir kez de bu göz ile bakınız. Türkiye'nin içinde bulunduğu sorunların, önüne

çıkarılan engellerin niçinini, nedenini çözmenize yardımcı olacaktır. Aniden ortaya çıkan, dünyayı sarsan,

ülkelerin ve insanların geleceğini değiştiren uluslararası olayların yorumlanmasına katkıda bulunacaktır.

 

 

1.-LOZAN GÖRÜŞMELERİNDEN BİR ANI

Milli mücadelenin zaferle sonuçlanmasından sonra, Lozan görüşmelerine başmurahhas olarak katılan İsmet İnönü,

" hiç unutmadığı"nı belirttiği bir anısını şu şekilde kaleme almıştır:

 

" Bir defa Lord Curzon ile bir gece toplantısında bulundum. Amerikan murahhası Mr. Chail de vardı.

Lord Curzon bana dedi ki: Konferansta bir neticeye varacağız. Ama memnun ayrılmayacağız. Hiçbir işte bizi memnun

etmiyorsunuz. Hiçbir dediğimizi makul olduğuna, haklı olduğuna bakmaksızın kabul etmiyorsunuz. Hepsini reddediyorsunuz.

En nihayet şu kanaate vardık ki; ne reddederseniz hepsini cebimize atıyoruz. Memleketiniz haraptır. İmar etmeyecek

misiniz? Bunun için paraya ihtiyacınız olacaktır. Parayı nereden bulacaksınız? Para bugün dünyada bir bende var, bir de

- Amerikan murahhasını göstererek- bu yanımdakinde. Unutmayın, ne reddederseniz hepsi cebimdedir.

 

Curzon sözlerine devam etti: Para kimsede yok. Ancak biz verebiliriz. Harap bir memleketi nasıl kurtaracaksınız? İhtiyaç

sebebiyle yarın para istemek için karşımıza gelip diz çöktüğünüz zaman, bugün reddettiklerinizi cebimizden birer birer çıkartıp

size göstereceğiz."

 

Lord Curzon'un sözleri bittiği zaman kendisine dedim ki, " Şimdi meseleleri halledelim. Para istemek için gelirsem o zaman

gösterirsiniz".

 

================================================================================

2.- GENELKURMAY BAŞKANLIĞI, Genel Sekreterliğince 7.8.2001 gününde yayınlanan açıklamadan

alınmıştır :

Bugün Türkiye Cumhuriyeti'nde;

-Ekonomi iflas noktasına gelmişse,

-Ekonomiyi bu hale getirenler hakkında en ufak bir işlem yapılmıyorsa,

-Milli ve ahlaki değerler aşındırılmışsa,

-Soygun düzeni adeta normal bir davranış haline gelmişse,

-AB.ne girmeyi hedefleyen bir ülkede, ortaçağı hedefleyen zihniyetler devlet kadrolarında bile yer

alabiliyorsa ve buralara özenle yerleştiriliyorsa,

-Ülke içinde siyasi istikrar, kişisel ihtiraslar nedeniyle bir türlü sağlanamıyorsa,

-Ülkenin bir parçasında ekonomik ve sosyal tedbirlerin alınamamasi neticesi ayrılıkçı terörün,

etnik/milliyetçi ve ayrılıkçı harekete dönüşmesi önlenemiyorsa,

-Küreselleşme anlayışı ekonomik teslimiyetçilik olarak benimseniyorsa,

Tüm bu olumsuzlukların nedenini "Ulusal Güvenlik Kavramı" ile örtmek ve bu kavramın sonucu olarak

görmek hem makul hem de ihtiyatlı değildir, aynı zamanda tehlikelidir.

================================================================================

3.-T.B.M.M. KAVANİN MECMUASI - DEVRE : 3, İÇTİMA : 4 (1931 YILI)

 

T.B.M.M. Riyasetine

Büyük Millet Meclisi Azasının şehri tahsisatlarının 500 liradan 350 liraya tenziline dair Erzincan Mebusu Saffet,

Tekirdağ Mebusu Cemil ve Afyonkarahisar Mebusu Ali Beyler tarafından verilen kanuni teklif , Encümenimize

havale buyrulmakla tetkik ve müzakere olunmuştur.

Büyük Millet Meclisi Azalarının arzuları bütçe noktasından memnuniyete şayan görülmüş olduğundan vaki kanuni teklif

Encümenimizce de aynen kabul edilmiştir. Müstaceliyetle ve tercihan müzakeresi Umumi Heyetin tasvibine arzolunur.4.3.1931

(Milletvekillerinin maaşının 500 liradan, 350 liraya indirilmesine ilişkin teklif. TBMM.de görüşülerek kabul edilmiş ve

1 Haziran 1931 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere1613 sayılı Kanunun birinci maddesine işlenmiştir.)


============================================================================

 

4.-GELECEĞE TUTULAN IŞIK

 

Bu gün Sovyetler Birliği dostumuzdur. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını

kimse bu günden kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir.

Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir.

Bizim bu dostluğun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız.

Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletlet buna nasıl hazırlanır.

Manevi köprülerini sağlam atarak. Dil bir köprüdür. İnanç bir köprüdür. Tarih bir köprüdür.

Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz.

Onların (dış Türklerin) bize yaklaşmasını bekleyemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gereklidir.

 

M. Kemal Atatürk (30.10.1933)


============================================================================

5.- BİR RESMİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Bu resmin orijinali, 1510 yılında İtalya'nın Pavia kentinde yayınlanan, İBN-İ SİNA'nın "El Kanun Fi't-Tıp"

adlı eserinin latince tercümesinin kapağında bulunmaktadır. Ortada AVİCENA (İBN-İ SİNA. Doğ.980 ,

Buhara Öl.1037 Hemedan ) bir hükümdar edasıyla ve başında tacıyla tahtında oturmakta, iki yanında

Galenvs ve Hypocrates yer almaktadır.

 



 

Bu resimden bir çok anlam, sonuç çıkarılabilir. Bizim çıkardığımız ilk anlam; Türk düşünürlerinin ve ilim adamlarının,

bütün dünyaya öğretide bulunacak kadar büyük oldukları, müsbet ilmin kaynağını oluşturduklarıdır.

Bir diğer sonuç; İbni Sina'nın hem isim, hem görünüş, hem de giysi olarak değiştirilerek kendilerinden biri kimliğinde

gösterilmesidir. Her türlü bilimin kaynağını başka yerde arayanlar, hayranlık duyanlar, el açanların ve bir yabancı ismi

Türkçedeki okunuş şekli ile yazan veya yazılış şekli ile okuyanlara gülenlerin ibret alması gerektiğidir.

Sevgi Hastahanesinin bir yayınında gördüğümüz bu resimden asıl sonuçları siz çıkarınız.

 

 

Anasayfaya dönüş
Bölüm Başlığına Dönüş